.
|

Pirat Yarış İzleme Sistemi |
|

P i r a T
Avrupa Yelken Federasyonu - Eurosaf
tarafından resmi sınıf olarak tanınmaktadır.
Türkiye'de one-design balonlu bir
teknede
en büyük,
Optimist ve Laserdan sonra 3.büyük
sınıf |
| |

Kaptanın Seyir Defteri -
Mümtaz Ünel
- Evren'in Merkezi-
Evren, uzay, zaman, madde yani her şeyin oluşumu için benimsenen genel görüş;
15-20
milyar yıl önce meydana gelen Büyük Patlama dır.
Patlamadan sonra galaksiler ve yıldızlar oluştu, Bizim yıldızımız Güneş ilk
kuşak yıldızlardan
olmayıp 4,57 milyar yaşındadır. Güneşin içinden, dünya büyüklüğünde bir milyon
küre
çıkarabilirsiniz, ama yine de bütün Güneşi bitiremezsiniz. Güneş, saniyede 4
milyon ton
kütle kaybetmektedir. Dış yüzey ısısının 6000, çekirdek ısısının ise 14 milyon °
C olduğu
sanılmaktadır.
Dünyanın çok yaşlı olduğu konusunda ilk kesin kanıtı bize fosiller sağlamıştır.
Daha önceleri bu gibi
konularda karar vermede yetkili makam Kiliseydi. Örneğin Armagh Başpiskoposu
Ussher 1654de,
Dünyanın M.Ö. 4004 yılının 26 Ekim sabahı saat dokuzda yaratıldığını iddia
etmişti (Bu şaşırtıcı
sonuca patriklerin yaşlarını toplayarak ve bunun gibi konuyla alakasız başka
bazı hesaplamalar yaparak
ulaşmıştı).
Güneş, Dünyadan yaklaşık 150 milyon kilometre uzaktadır ama öteki yıldızlar o
kadar çok uzaktadır
ki, bir örnek vermek gerekirse; Dünya ile Güneş arası 2,5 cm dersek, en yakın
yıldız olan Centauri
Dünyadan 6,5 km mesafede olur. Bu mesafeleri trilyonlarca kilometre ile ifade
etmemek için ışık
yılına ihtiyaç duyulmuştur. Saniyede 300.000 km yol alan ışığın bir yılda kat
ettiği mesafedir.
Centauri yıldızı bizden 4 ışık yılı uzaktadır, bu durumda Centauri sönse biz
daha 4 yıl ışığını görmeye
devam ederiz.
Eski çağlarda gökbilimciler, Dünyanın evrenin merkezinde olduğunu ve
gökyüzündeki her şeyin
Dünyanın etrafında döndüğünü düşünüyorlardı. Dünyanın her şeyin merkezinde
olduğunu savunan
bu görüşün mükemmelleştirilmiş son hali, M.S. 120 ve 180 yılları arasında
yaşamış olan İskenderiyeli
Ptolemaeus (Batlamyus)a aittir.
Ptolemaeusun fikirleri ölümünden bin yıl sonrasına kadar bile neredeyse hiç
tartışmasız kabul
görmüştü. Orta çağda bile aksi bir görüş ileri sürmek hainlik ve asilik olarak
görülüyordu.
Onaltıncı yüzyılda bir kilise kurulu üyesi olan Polonyalı Mikolaj Copernicus (Kopernik),
yaptığı uzun
ve zorlu çalışmalardan sonra yazdığı kitabıyla, Ptolemaeus sisteminin tarihe
karışmasına neden oldu.
Copernicus Dünyayı sistemin merkezinden almış, yerine Güneşi koymuştu. Böylece
Dünyamız,
evrendeki en önemli gök cismi konumundan, basit bir gezegen konumuna düşürmüştür.
Kilise, inançlara
aykırı olan bu düşünceyi kabul edemezdi. Copernicus bir din adamıydı ve bu işin
şakası olmadığının
farkındaydı, dolayısıyla kitabını hayatının sonuna kadar bastırmayarak başının
belaya girmesini önledi.
Ama takipçilerinden Giordano Bruno, 1600 yılında Romada kazığa bağlanarak
yakıldı.
Geçen ay Romada Campo Dei Fiori meydanında Brunonun yakıldığı yerde heykelini
gördüm.
Asırlar önce olmasına rağmen içim cız etti, doğru söyleyeni dokuz köyden
kovarlar derler ama
kovmakla da kalmamışlar diri diri yakmışlar.
Teleskopla gözlem yapan ilk büyük gök bilimcisi olan Galileo da bu yüzden
1630lu yıllarda engizisyon
mahkemesine çıkarılmış ve Dünyanın Güneşin etrafında döndüğü iddiasını
lanetlediğini, bu iddiadan
vaz geçtiğini ve nefret ettiğini söylemek zorunda bırakıldı. İnanılacak gibi
değil ama Katolik Kilisesi,
Galileonun tamamıyla haklı olduğunu 1992de kabul etmiştir. Papa II. John Paul
tarafından 1970li
yılların sonlarında kurulan özel Vatikan Komisyonunun bir karara varması 13 yıl
almıştır.
Bütün bunlar mazide kaldı diye düşünmeyin, benzer uygulamalar ve yargılamalar
hala var.
Medeniyetin beşiği sayılan Avrupanın göbeğinde, Kilisenin bu işlevini
parlamentolar üstlenmiş,
hala bazı tarihsel olaylar hakkında kendilerini tarihçilerin yerine koyarak
hüküm verip kanun haline
getirmekte ve aksine beyanda bulunanları hapis cezasına çarptırmaktadırlar.
Umarız onlar da çok geç
olmadan evrenin merkezinde olmadıklarının farkına varırlar.
Mümtaz Ünel
Kaynak; Gezegenler Kılavuzu - Patrick Moore
Giordano Bruno (1548 - 17 Şubat, 1600). İtalyan filozof. Rönesans felsefesini
biçimlendiren
filozofların en önemlilerinden biridir ve şair yönüyle de edebiyata en yakın
duranıdır. Ona 'Doğacı
coşkunluğun düşünürü'de denilebilir.
Soylu bir ailenin çocuğu olarak 1548 yılında İtalya'nın Nola kasabasında dünyaya
geldi.
Onaltı yaşındayken Dominiken adını taşıyan bir tarikatta yer aldı. Kopernikus
sistemiyle
tanışınca, Bruno tarikat mensubu bir kişi olmaktan sıyrıldı ve buna bağlı olarak
Hıristiyan
inancıyla arasındaki bütün bağları koparttı. Kiliseye karşı bir sistem içinde
yer aldığından
din sapkınlığı ile suçlandı. Engizisyon baskısından kurtulmak için Roma'ya
ardından Kuzey
İtalya'ya kaçtı.
Dinsizlikle suçlandığı için hiçbir yerde kalıcı olarak yaşayamadı, sürekli gezdi.
Cenevre'ye
geçti, ardından Güney Fransa, Paris ve Londra'da devam etti yaşamına. 1582
yılında Sorbon
Üniversitesi'nde bir kürsü elde etti. Londra'da yapıtlarının bir bölümünü
bastırdı. Londra'dan
kısa bir süreliğine yine Paris'e geçen Bruno, bu defa da Almanya'ya gitti ve
eserlerini
yayımlatma çabalarını sürdürdü. Daha sonra Zurih'e geçen Bruno, bir İtalyan
aristokrat
tarafından Venedik'e davet edilince bu daveti kabul etti. Burada Galileo Galilei
ile tanıştı.
Mümtaz Ünel'in Önceki Yazıları
Denizlerimiz
- Ağustos 2006
Yelkenli Okul
Gemileri Yarışı - Eylül 2006
Rüzgara Yazacağım - Kasım 2006
Faça
Yelken - Ocak 2007
Yelken ve İnsan - Temmuz 2007
2007 Avrupa Pirat Şampiyonası - Eylül 2007
GPS
Yıldızların Pabucunu Dama mı Attı -
Ocak 2008
Yelkende
Olimpiyat Başarımız- Ocak 2009
|