|
|
Kaptanın Seyir Defteri - Mümtaz Ünel
-GPS Yıldızların Pabucunu Dama mı
Attı ?-
Uzun seyirlerde karadan uzak olduğunuzda özellikle ay yatakta olduğu zaman gökyüzüne baktığınızda yıldızlar o kadar canlı ve çok görülür ki sanki üzerinize düşecek gibidirler. Karada da kırsal alanlarda aynı manzarayı bulabilirsiniz. Gece vardiyalarında köprü üstünde zaman kolay kolay geçmek bilmez ve yıldızlara bakıp hangilerinin tanıdığım yıldızlar olduğunu bulur ve parlak başka yıldız gördüğümde onu da tanımak isterdim. Bana çok arkadaşlık ettiler. Aynı zamanda yıldızlardan ve güneşten mevki koyarak nerede olduğumuzu da bulabilirdik.
O zamanlar Loran ve Decca diye sistemler vardı ama bu sistemler için özel haritalar gerekiyor ve belli bölgelerde ancak kullanılabiliyordu. RDF ( Radio direction finder) ile ise kara parçalarına ancak belli bir miktar yaklaştıktan sonra (100 -150 mil) radyo kitabından bize yakın radyo istasyonlarını bulup frekanslarını cihaza girerek kerterizini bulur ve haritada sadece tek bir çizgi elde edebilirdik. 90 dereceye yakın ikinci bir istasyon bulup mevkimizden emin olmak ise her zaman mümkün olmazdı.
Uzak yol yapan gemilerde vardiya sistemine göre; ikinci kaptan 0400-0800 ile 1600-2000 saatleri, üçüncü kaptan 1200-1600 ile 0000-0400 saatleri, dördüncü kaptan ise 0800-1200 ile 2000-2400 saatleri arası vardiya tutarlar. Süvari yani Kaptan vardiya tutmaz ama paşa vardiyası tabir edilen geminin en acemi kaptanının yani dördüncü kaptanın vardiyasını gerek köprü üstüne gelerek gerekse kamarasından fazla belli etmeden denetler. İkinci kaptanın saatleri havanın kararma ve ışıma saatleridir ki tecrübe gerekir. Bu tecrübe aynı zamanda yıldızlardan mevki koymak için de gerekir.
Eğer hava bulutlu yada sisli değilse günde iki kere yakalayabildiğimiz rasat zamanı 1-2 dakika kadar kısa bir süredir ki aynı zamanda hem yıldızları hem de ufku görebilelim. Bu kadar kısa bir sürede sekstant ile 7-8 yıldızın ufuktan yüksekliğini hassas olarak alabilmek için rasat öncesi almanaktan bulunduğumuz bölgede ve saatte hangi yıldızları ve ufuktan ne yükseklikte görebileceğimizi tespit ederiz. En parlak yıldızlardan seçtiğimiz olabildiğince çok yıldızın kabaca hangi kerterizde ve ufuktan açısal derece olarak ne yükseklikte olduğunu belirten listemiz hazır bekleriz. Sabah ise ufkun seçilmeye, akşamsa yıldızlar gözükmeye başladığı anda sekstanta yıldızın listemizdeki kabaca açısı verilerek yine listedeki kerterizi istikametine bakarak biraz sağa biraz sola derken sekstantın aynasında yıldızı görür ve tam ufkun üstüne gelecek şekilde sekstantı ayarladığımızda derecesini ve elimizdeki kronometre ile hassas olarak zamanını yazarız.
Burada sekstantla ölçtüğümüz yıldızın o saniyede ufukla kaç derece açı yaptığıdır ve bize bir çizgi verir. Kaç tane yıldız tespit edebilirsek, hesaplar sonrası harita üzerinde o kadar çizgi elde ederiz ve kesiştikleri nokta ya da çokgenin orta noktası bulunduğumuz mevki olur.
Rasat sonrası 7-8 yıldızın hesaplaması en az yarım saat sürerdi ve Inmans nautical tables adlı iki parmak kalınlığında bir trigonometrik cetveller kitabından yararlanırdık. Öğretim görevlilerimiz bu kitaba Cedavil-i riyaziye derlerdi. Bu ad bize hoş gelirdi ve gülümseyerek kısaca cedavil derdik. Üçüncü kaptan hava koşulları uygunsa aynı prensiple güneşten rasat yapar buna noon position (öğlen mevkisi) adı verilir. Sekstant ile tam öğle zamanı yani güneşin ufuktan en çok yükseldiği an, derecesini ve kronometre ile aldığı hassas zamanı not eder.
Buradan bir çizgi elde ederiz ve bir önceki mevkimiz ve
geminiz rotası belli olduğu için kesiştikleri nokta mevkimiz olur ama tek bir
gök cismi olduğu için kesin bir mevki değildir. Bu durumda GPS in bize verdiği
enlem ve boylamın ne kadar değerli olduğunu daha iyi anlayabiliyoruz. Ama yine
de büyüklerimizin dediği gibi ne olur ne olmaz okyanusa çıkacakların bunları
bilmesinde fayda var. Mümtaz Ünel'in Önceki Yazıları
Denizlerimiz - Ağustos 2006 Yelkenli Okul Gemileri Yarışı - Eylül 2006 Rüzgara Yazacağım - Kasım 2006 2007 Avrupa Pirat Şampiyonası - Eylül 2007
|
|
|
|
|